Türkiye’de son yıllarda bulunması en zor olan şeylerden birisi muhtemelen emeğinin karşılığını alan, yüzü gülen bir çiftçidir. Hububat üreticilerinin emeği, hasatta düşen fiyatlarla hiç edildi. Süt üreticileri, çiğ süt fiyatı geç açıklandığı için zarar yazıyor. Bitkisel üretim yapanlar, zaten hepten perişan. Daldaki elma, üzüm toplama maliyetini karşılamadığı için çürümeye bırakılıyor. Çiftçi her yerden sıkışmış durumda. Şimdi buna bir de zeytin üreticileri eklendi.
Manisa’nın Akhisar ilçesine bağlı Zeytinliova’da çiftçiler, üst üste düşen zeytin fiyatlarını boykot etmek için 1 hafta zeytin toplamama kararı aldılar. İri domat için açıklanan 80 TL’lik fiyatın hızla 60 TL’ye inmesi; Uslu zeytinin 17-18 TL, yağlık zeytinin ise 10 TL’den alıcı bulması üreticinin haklı olarak isyan etmesine sebep oluyor.
Bu sene zeytinde var senesi ve rekor rekolte gelmesi bekleniyor. Arz-talep dengesi düşünüldüğünde fiyatın düşmesinin doğal olduğu düşünülebilir. Ancak geçen yıl mazotun litresinin 50 TL civarındayken Uslu zeytinin kilosunun da 50 TL olduğu unutmamak gerekir. Bu sene mazot 100 TL’ye gelmişken geçen yıl 50 TL olan zeytinin kilosunun 17-18 TL’lere düşmesi, üreticiyi kafa kafaya getirmeyi geçtim direkt batıracak bir rakam.
Çiftçiler, burada büyük oyuncuların fiyatı belirlediğini ve bu düşüşü kasten yaptığını söylüyor. O kadarına hakim değiliz tabii. Ancak şaşırmayacağımız bir durum olur. Fakat şunu biliyoruz ki firmaların kendi aralarında anlaşarak, yani kartel oluşturarak fiyatları manipüle etmesi büyük bir suç. Yani ilgili kurumların bu haberi ciddiye alıp en kısa sürede harekete geçmesi elzem.
Çiftçinin en büyük hatası, doğru düzgün işleyen bir kooperatif kuramaması. Herkes kendi başına olunca, büyük firmalarla pazarlık gücü de maalesef kalmıyor. Böyle olunca firmaların/tüccarın insafına kalıyor. Tüccarlar da son derece pişkin bir şekilde ellerindeki gücü sonuna kadar kullanıyorlar. Yalnız bu gidişle üretecek insan bulamayacaklar. Sonrasını ise hayvan ithalatından gayet iyi biliyoruz.

Bir Cevap Yazın