Tarımda kelebek etkisi.

Kelebek etkisi teorisini duymuşsunuzdur. Hatta şöyle bir metaforla anlatılır, “Amazon’da bir kelebeğin kanat çırpması, ABD’de kasırgaya sebep olabilir”. Asıl söylenmek istenen küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçları olabileceği.

İşte Türkiye’de tarımda tam olarak yaşanan da bu. Bir örnek vermek gerekirse süt fiyatları. Süt fiyatlarının artışı peynirden tereyağına, yoğurttan ayrana her şeyin doğal olarak fiyatını artırır. Bu da enflasyonu az da olsa artıran bir durum. Peki, bizde çözüm olarak ne yapılıyor? Süt fiyatları artırılmıyor. Çiftçiler ya maliyetine ya da zararına satış yapıyor. Verimlilik çok yükseklerde değilse zaten otomatikman kâr imkansızlaşıyor. İşte kelebek etkisi de burada başlıyor.

Çiftçi sütten zarar edince mecburen ineğini satıyor. İnek kesime gidiyor, kesime giden inek sayısı artınca et fiyatı bir süreliğine ucuzluyor. Sonra süt arzı azalıyor, süt fiyatı artıyor. Kesilecek hayvan kalmayınca et ithalatı artıyor. Türkiye hem uzun vadede hayvan stoğunu kaybediyor hem de kısa süreli enflasyonu baskılama uğruna ülke kaynaklarını dışa aktarıyor. Üstelik kendi kendine yetebilirliğini yok ediyor ve gıda güvenliğini de riske atıyor.

Ne olacak ya ithalatını yaparız biz de, zihniyetinin bir kararı tüm ülke tarımını, hayvancılığını işte böyle etkiliyor. Bunun gibi onlarca, yüzlerce hata sonrasındaysa geri dönülemez noktalara geliniyor.

Tavuk sektörüne olanları hepimiz biliyoruz. Keza zeytinyağındaki ihracat yasağı. Alınan her kararın çok ince düşünülmesi gerekiyor. Üç, beş, on adım sonrasına bakılması gerekirken maalesef bizde biraz gözü kapalı ilerleniyor. Önümüz düzlük mü uçurum mu, ancak adım attıktan sonra anlıyoruz.

Bir Cevap Yazın