Yapay zekâ teknolojisi geliştikçe ya kasıtlı ya da istemsizce -artık orasını net olarak bilemiyoruz- vukuatları da artıyor. ChatGPT’nin AI modellerinden birisinin Hugging Face’i hacklemesi oldukça konuşulmuştu. Ardından yapay zekâ şirketlerinin CEO’ları hep bir ağızdan sözleşmişler gibi regülasyon istediklerini ve ai teknolojisinin gelişiminin yavaşlatılması gerektiğini dile getirmişlerdi.
Şimdi ya bu söylediklerini haklı çıkarmak için ya da gerçekten kazara, OpenAI’ın henüz deneme aşamasındaki bir modeli Avustralya’nın ulusal sağlık sistemine sızdı ve kamuya kapalı olan bilgileri ulaştı. Üstelik bu yetmezmiş gibi bir de sızdığı yerde normalde olmayan bir dosya oluşturmuş.
Tehlikenin farkında mıyız acaba? Bir gece ansızın devletlerin sistemine kolayca girilebiliyor. Dosyalar oluşturulabiliyor. E, dosyayı oluşturan dosyayı silebilir de. Mesela bir sabah uyandığınızda size ait herhangi bir mülkün olmadığını görebilirsiniz. Ya da reçeteli bir ilaç kullanıyorsunuz ve sizin için çok hayati. Ama sistem reçetenizi, raporunuzu göremeyebilir. Çünkü bir AI ajanı girip silmiştir.
Yani regülasyon şart. Ancak bana AI modellerinin tamamen bağımsız hareket ettiği şu aşamada çok gerçekçi de gelmiyor. Sanki bir korku iklimi de oluşturulmaya çalışılıyor gibi. Bakın böyle bir silahımız var, her şeyi yapabiliyor, ayağınızı denk alın mesajı verilmek isteniyor diye düşünüyorum.
Ancak en güzel çözüm önerisi Finlandiya cumhurbaşkanından gelmiş. Tıpkı Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı gibi bir kurum kurulmasını önermiş. Madem regülasyon istiyor AI CEO’ları, buyursunlar öneri gibi öneri.

Bir Cevap Yazın