Aman petrol, canım petrol!

Ah şu petrol, onunla da olmuyor, onsuz da olmuyor. Ama olmayınca daha kötü oluyor. Bakınız, cumhuriyet tarihinde ilk defa 100 TL’yi aştı mazot fiyatı. Oldu mu bu şimdi!

Artık herkes alışacak bu fiyatlara. Mecbur. Ekonomi yönetimi zaten belli. Bir ileri, iki geri. E, bir de klişe olacak ama etrafımız da ateş çemberi. Üstte savaş, altta savaş, doğuda savaş… Bunların hepsi doğrudan etkiliyor mazotun bedelini!

Şimdi burada kalkıp da TV programlarında elinde çubukla haritada Orta Doğu uzmancılığı oynayanlar gibi uzun uzun savaşları ve hepimizin bir fiil yaşadığı sonuçlarını anlatmayacağım. Sadece birkaç noktaya değinip bırakacağım.

Enerji fiyatlarının bu saatten sonra düşmesi çok olası değil. Hani altın için gördüğü fiyatı unutmaz derler ya, işte petrol de o tarafa doğru gidiyor. Hürmüz kapalı, Babülmendep yüksek riskli, Ukrayna da gitti Rusya’nın rafinerilerini vurdu üstüne. Koskoca Rusya mazot ithal edecek duruma geldi. E, bunun da bir bedeli var. O bedeli de tüm dünya olarak ödüyoruz. Kaldı ki bu günler yine iyi günlerimiz. Önümüz kış. Daha sırada doğalgaz var. Onu şimdilik köşeye park edelim. Petrolden devam edelim.

Peki, enerji fiyatlarının buraya gelmesinde bizimkilerin hiç mi kabahati yok? Olmaz mı, hem de çok. Fakat şu an için yapabileceğimiz bir şey yok.

Mazotun 100 TL olması demek, ne demek? Biraz ona bakmak gerek. Hani ben hep 50 TL’lik alıyorum diyen dayı vardı ya, sahi o nerede? Bir ara onu da bulmak gerek. Mazot oldu 100 TL. Bu da demek ki A’dan Z’ye her şeye zam kapıda. Yani enerji fiyatlarındaki bu artış, bize enflasyon olarak dönecek.

Bu yüzden yapılması gereken şey üreticiye tam destek. Sadece hallerde fiyatlarda manipülasyon yapanları içeri almakla çözülecek iş değil bu. O da olsun tabii, ama destek çok daha önemli. Üreticiyi korumak, ülkenin en azından gıdada kendi kendine yetebilmesi hayati. Yapılır mı, orası soru işaretli!

Bir Cevap Yazın