Ne olacak bu yapay zekânın hâli?

Dünya öyle bir hâle geldi ki, artık çoğumuz yapay zekâ ile yatıyor, yapay zekâ ile kalkıyoruz. Çoktan hayatımızın bir parçası oldu. Hafta sonu gezilecek mekan önerisinden yemek tarifine, satın almadan karın ağrısına neyin iyi geleceğine kadar her şeyde yapay zekânın kapısını çalıyoruz. Tabii bu konular daha çok kişisel kullanım alanlarını oluşturuyor.

Öte yandan siber güvenlikten verimliliğe, karmaşık problemlerin çözümünden kodlamaya kadar pek çok alanda kullanılıyor yapay zekâ. İyi güzel hoş da nereye gidiyor bu dünya?

Son günlerde mutlaka duymuşsunuzdur, bangır bangır bağırıyor yapay zekâ şirketlerinin CEO’ları, bizi regüle edin, yapay zekânın gelişimini yavaşlatın diye. Aksi takdirde işlerin kontrolden çıkabileceğini, yapay zekânın dünyayı yok edebileceğinden söz ediyorlar. Tabii bu kadar açık söylemiyorlar, ancak lafı da oraya getirmekten geri kalmıyorlar. 

Üstelik haksız da sayılmazlar. ChatGPT’nin geliştirilmekte olan modelleri kontrolden çıkıp yakın zamanda Hugging Face adlı web sitesine saldırdılar. Uzmanlar, bu tip haberlerin artacağından hiç şüphe duymuyorlar. Açıkçası ben de duymuyorum. Ancak burada yapay zekânın tamamen habersiz hareket ettiğini de düşünmüyorum. Öyle ya da böyle, yapay zekâ mevcut hâliyle bile kullanım amacına göre oldukça ürkütücü olabilecek seviyede. 

Ülkeler bu şirketleri regüle etmeli mi, kesinlikle! Peki, bizi regüle edin diyen şirketler samimi mi, asla! Yapay zekânın geliştirilme maliyetini düşününce her ne kadar gelişiminin yavaşlaması gerektiğine katılıyor olsam da, şirketlerin maliyet hesabı yaptıkları için ekstra korku ortamı yaratmaya çalıştıklarını da düşünmüyor değilim. 

Var olan modeller halihazırda birçok şeye çözüm üretebiliyorken, önce bunu paraya çevirip sonra gıdım gıdım yeni modelleri piyasaya sürmek istiyor olmaları çok muhtemel. Ama yine de dediğim gibi, mutlaka regüle edilmeliler.

Bir Cevap Yazın